Haberler ve Etkinlikler / Haberler / Ezbere Dayalı Eğitim Sistemi Görsel Zekâyı da Geriletiyor
14.12.2011
“Göz Göre Göre Görsel Zekâ” kitabımızın yazarı Rehberlik Uzmanı Süleyman Kahraman'la yapılan bir söyleşi...
Bu Ülke Gazetesi
Aralık - 2012


Yaygın ve kontrolsüz internet kullanımı ve TV kültürü özellikle gençlerde dikkat ve algı sorunlarını tetikliyor. Eğitimciler, öğrencilerinin düşen ders başarısından ebeveynlerse tahammülsüz çocuklarından yakınıp duruyor. Peki çözüm ne? Rehberlik Uzmanı Süleyman Kahraman’ın hazırladığı “Göz Göre Göre Görsel Zekâ”, bir görsel zekâ etkinlikleri kitabı. Kahraman, gençlerin kendileri, eğitimcilerin öğrencileri ve tabii ki ebeveynlerin evlatları için odaklanma problemini çözme noktasında yararlanabileceği eğlenceli bir kitap hazırlamış. Süleyman Özkonuk’un çizimleriyle renk kattığı “Göz Göre Göre Görsel Zekâ” Eğlenceli Bilgi Dünyası’nın 105. kitabı olarak kitapçı raflarında yerini alırken biz de kitabın yazarı Kahraman’la kitabın temasına ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sizi böyle bir kitap hazırlamaya iten neydi?


Şekillerin, renklerin, tasarımların düşünme biçimlerimiz üzerinde büyük bir etkisi var. Beynimiz algıladığımız görüntüleri kullanarak birçok işlemi gerçekleştirir. Mesela şekilleri birbirinden ayırt eder, parçaların birbiriyle veya bütünüyle olan ilişkilerini kavrar, analiz yapar ve hayal kurarız. Bunların hepsi öğrencilerin başarılı olmaları için çok önemlidir.
Çalıştığım öğrencilerde gözlemlediğim öne çıkan eksikliklerden birisi görsel algı becerileri hakkında oldu. Eğitim sistemimiz hâlâ ezbere dayalı olmaktan kurtulamadığı için öğrencilerin görsel zekâ becerilerinin de olması gerektiği kadar gelişmediğini gördüm. Öğrencilerin bu becerilerini geliştirmelerine katkıda bulunmak için bir kaynağın gerekli olduğuna inandım.

Görsel Zekâ nedir, ne işimize yarar?


Basit bir tanımlamayla Görsel Zekâ, gözümüzün gördüğü her şeyi anlama, kavrama, yorumlama becerisidir. Yazılar, kelimeler ve sayılar zekâmızın bilgiyi alma ve bu bunları işlemesi için çok önemlidir. Ancak görsel zekâ da en az kelimler ve sayılar kadar zekâmızın işleyişini etkiler. Nesneleri birbirinden ayırt etme, nesneler arasında benzerlik ve farklılıkları kavrama, gördüklerimizi filtreleyerek görmek istediğimizi görme, dikkatimizi yoğunlaştırma, bütünlerin parçalarını kavrama, parçaları bütüne çevirme, yolları öğrenme, bilgileri hatırlama, nesnelerin çevresiyle olan ilişkisini anlama, şekilleri zihnimizden canlandırma, şekillerin organizasyonunu yapma gibi önemli işlemleri görsel zekâmız sayesinde gerçekleştiririz.

Bu kitabı hazırlamanız ne kadar vaktinizi aldı?

Bu kitabı hazırlamak, yedi yıllık bir mesleki birikim artı 6 ayımı aldı. Uzun zamandır görsel algı üzerine araştırma yapıyorum. Önceki kitap çalışmaları ve meslek itibariyle etkinlik hazırlamak bende biraz meleke haline geldiği için çok etkinlik üretebiliyorum. Tabii etkinlik çeşitliliğine ve zorluk seviyelerine önem verdiğim için titiz davranmak zorundaydım.

Daha önce yazdığınız kitaplar hangileriydi ve hangi konuları işliyordu?

Meslektaşım Osman Algın ile üç kitap hazırladık. İlk kitabımız olan “Dikkat Dikkat” öğrencilerin en fazla zorlandığı becerilerden birisi olan dikkat eksikliği üzerine yoğunlaşıyor. O kitapta, yoğunlaşma gerektiren ve dikkat etmeden başarılamayacak birçok etkinlik çeşidi bulunmaktadır. Kitaptaki etkinlikleri yapmaya çalışan bir öğrenci, dikkatini veremediği, zihnini toparlayamadığı, düşüncelere daldığı zaman etkinlikleri ya eksik ya da yanlış yapmaktadır. Bu yüzden etkinlikler öğrencileri dikkat etmeye zorlamakta ve öğrenciye dikkatini toparlayabildiği zaman BAŞARILI olabildiğini göstermektedir.
İkinci kitabımız, “Çok Özel Sözel Zekâ”, öğrencilerin Türkçeyi daha iyi kullanabilmelerini amaçlayan etkinliklerden oluşmaktadır. Bu kitapta, dilimizi daha iyi anlamak, deyim ve atasözlerini daha iyi kullanmak, kelimelerin eş ve zıt anlamlarını pekiştirmek; mecaz anlamlarını öğrenmek, kısacası öğrencilerin kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırarak onları birer kelime ustası olarak hayata hazırlamak amaçlanmıştır.
Üçüncü kitabımız olan “Düşün Üret Bul”da ise öğrencilerin hayal dünyalarını somut ürüne dönüştürmeyi amaçlayan etkinlikler bulunmaktadır. Fikir üretebilme, ürettiği fikre değer verme ve bunu ifade etme çok önemli beceriler olmasına rağmen toplumumuzda yeterince önem verilmiyor. Bu kitapta bulunan etkinlikler tamamen öğrencilerin farklı alanlarda fikir üretmesini, fikir üretmenin eğlenceli ve önemli bir şey olduğunu anlamalarını sağlamak için hazırlanmıştır.
Bütün kitaplarımızın ortak özelliği, bahsettiğim konuları EĞLENCELİ bir tarzda sunmalarıdır. Ne de olsa her biri “Eğlenceli Bilgi Dünyası” kitapları.

Nerede çalışıyorsunuz ve işinizle ilgili gün içinde neler yapıyorsunuz?

Ben, şu anda bir lisede öğrencilerime hem okulda hem hayatlarında daha başarılı ve mutlu olabilmelerine yardımcı olmak için rehberlik ediyorum. Ayrıca okul dışında üstün zekâlı çocuklara yeteneklerini geliştirmede yardımcı olmaya çalışıyorum. Okul dönemlerinde, okulda geçirdiğim zamanımın çoğu öğrencilerimle ilgili çalışmalarla geçiyor. Bireysel veya grup olarak öğrenci görüşmeleri yapıyorum. Velilerle yüz yüze veya telefonda görüşüyorum. Öğretmenlerden, öğrenciler hakkında bilgi topluyorum. Zamanım oldukça da araştırma yapıyorum. Evde geçirdiğim zamanın önemli bir bölümünü hem kendimi geliştirmek hem de yeni çalışmalar ve projeler yapmak için araştırma yapmak için değerlendiriyorum.

Eğlenceli Bilgi Dünyası'ndaki sevdiğiniz kitaplar hangileri?


Eğlenceli Bilgi kitaplarının öğrencilere bilgiyi ve öğrenmeyi sevdirdiğini düşünüyorum. Normalde kitap okumak istemeyen birçok gencin Eğlenceli Bilgi kitaplarıyla karşılaştığında fikrinin değiştiğini gördüm. En sevdiğim kitaplara gelince, Eğlenceli Hobi, Eğlenceli Bilim ve Eğlenceli Tarih dizilerindeki her kitabı seviyorum diyebilirim. Bu kitaplar, önceden ilgi duymadığım birçok konuya ilgi duymamı sağladı ve benim genel bilgi düzeyimi artırdı. Mesela ben küçük yaşlardan itibaren fen bilgisi dersini hiç sevmeyen bir öğrenciydim. Eğlenceli Bilim serisinde, bilim adamlarının hayatları, icatlar, bilimsel gerçekler hakkında bilgiler eğlenceli ve ilginç bir şekilde verildiği için ilgi duymamı sağladı.

Küçük bir çocukken yazar olmayı hayal eder miydiniz?


Küçükken çocukların çoğu gibi ben de bir futbolcu ya da bir çeşit süper kahraman olmayı hayal ederdim. Bunların yanında doktorluk, belediye başkanlığı gibi başka hayallerim de vardı ancak üniversite yıllarıma kadar hiç yazarlık hayalim olmadı. Kitapların nasıl yazıldığını, insanların akıllarına o kadar fikrin nasıl geldiğini hep merak edip hayret etmişimdir ancak kendimi kitap yazan birisi olarak düşünmemiştim.